Mutlak iyilik ve mutlak kötülüğün mücadelesi.Bu mücadelenin temel malzemesi insan.Herşey insan üzerine dönüyor.Hedef bazen onu yok etmek bazen ise değiştirip dönüştürmek.Fakat anlaşılan o ki yok etmedeki asıl gayede ,dönüştürmeye zemin ve malzeme hazırlamak.Her iki taraftada oyunun farkında olanlar var.En zirvede kötüler kötülüğünü yaparken iyiler iyiliğin zeminini oluştururken kötülerede hamla hakkı tanımamayta çalışmakta.Bu kdara tehalük ve gayret ondan.Fakat yıkmak kolay yapmak zor olduğundan yapıcılar daha fazla çalışmalı.100 kişi dağın tepesine doğru taş taşıyıp biriktiriken ,orada bir kişi gelen taşları aşağı yuvarlasa o tek kişi galip gelebilir.Fizik dünyada olan bu realiteyi tersine çeviren tek olgu fizik ötesi himmet ve gayrettir..
Bu uzun girişin sebebi konuğumuzla beraber meselenin derinliklerine indiğimnizde anlıyoruz ki bu hadise insan olan insanın sebep olacağı bir acı değildir.Ya insanlıktan nasibini alamamış,yada nasibini kaybetmiş kanserli ruhların eracifi...Bir insana dünyada,canlı ve idrak sahibi iken " Ben öldüm ,cehennemdeyim,gardiyalarda zebani " dedirtecek kadar algı bozukluğuna sebep olan işkence nasıl insani olabilir.Bir insana yapılabilecek en büyük hakaret onu yoksaymak iken, onun kendisini kendi kendine yok saymasını kabul etmesini anlayabiliyormusunuz.Dil kalbin aynası iken,dil kalp membaından beslenirken o kaynaktan mai çıkmasını engelleseniz,kendini ifade ettirmeseniz o kaynak patlamaz mı..evet diyarbakır ceza evinde bu yapıldı.Önce kaynakların ağzı kapatıldı.Sonra o kaynaklar dağa taşındı ve oradan ovaya doğru infilak ettirildi.
Hırsızın hiç mi suçu yok kabilinden soru sormadan önce daha insani olan o nasıl hırsız oldu ona bakmak gerekiyor.En yüce değerlerde, dahi hırsızlığın şartları oluştuğunda insan suçlu sayılmazken, evinden ,köyünden kaçırılmış yada kovulmuş bir masumun, global şer odakları tarafından çete içerisinde kullanılmasını o masum açısından nasıl değerlendirmek gerekir.En nihayet kriterde fetret diye bir kavramdan bahsedilerek yapılan yorumlarda insanın masumiyeti ile ilgili pozitif yorum gayreti içerisine girilirken, bir yed-i beyza ancak doğuyu aydınlatabilir...Bize düşen nedir O YED e zemin hazırlamak,imkan sağlamak ve elbette o YED de bir cüz olmaktir...Yoksa bu şepidi tavırlarla kovanda bal birikmez...